HAC İLAHİSİ

(MEKKE’DEN  MEDİNE’YE)

 

İstanbul ilinden uçaklar kalkar

Dost için ağlıyor bağrı yanıklar

Lebbeyk söylüyor gayri aşıklar

Gönül Beytullah’ta dönmek istiyor.

 

Otobüse bindik Mekke’ye vardık

Ağlayı sızlayı KABE’yi gördük

LEBBEYK diyerek çok dua ettik

Gönül Beytullah’ta dönmek istiyor.

 

Tavafı yaparak zemzemden içtik

Hacer validenin izine düştük

Safa’dan Merve’ye biz say eyledik

Gönül Beytullah’ta dönmek istiyor.

 

Arafat Dağı’na çadır kuruldu

Mahşerin tablosu orda görüldü

Bütün beşer sanki orda dirildi

Gönül Beytullah’ta dönmek istiyor.

 

Bütün Hüccac orda vakfe yaptılar

Müzdelife denen yerde yattılar

Kurbanı keserek Bayram ettiler

Gönül Beytullah’ta dönmek istiyor.

 

Taşladık şeytanı kestik kurbanı

Şimdi artık ayrılığın zamanı

Gönül hiçbir şeyden olmaz teselli

Gönül Medine’ye varmak istiyor.

 

Otobüse bindim gayri çalıyor

Medine’ye doğru yollar alıyor

Muhammed(s.a.v) gel demiş gönül durmuyor

Gönül Medine’ye varmak istiyor.

 

Ravzana varıpta elimi açtım

Şefaat diyerek yerlere düştüm

Bir nebzecik olsun aşkından içtim

Gönül Muhammed(s.a.v)’i görmek istiyor.

 

Oradan geçerek Uhud’a gittik

Hazreti Hamza’yı ziyaret ettik

O cennet dağını seyran eyledik

Gönül Muhammed(s.a.v)’i görmek istiyor.

 

Dokuz ay kaldımda sana doymadım

Derdimin ilacı nedir bilmedim

Çağırırsan yine gelirim dedim

Gönül Muhammed(s.a.v)’i görmek istiyor.

 

Şu aciz Kemal’in gözü arkada

Mevlam bizi Muhammed(s.a.v)’den ayırma

Sevgili Sultanım can kurban sana

Gönül her yıl Seni görmek istiyor.

 


 

KUL OLAMADIM

 

Bir gün dahi Sana kul olamadım

Sardı gaflet beni kurtulamadım

Arada çok perde kaldıramadım

Yakar bu hasretlik mahşere kadar.

 

Aşkın hançerini sineme vurdun

Bir avuç ateşi gönlüme koydun

Çaresi olmayan bir derde saldın

Yakar bu hasretlik mahşere kadar. 

 

Meğer ne zor imiş rızanı bulmak

Gözünden kan döker nice aşıklar

Huzura varmaya bir ak yüz gerek

Yakar bu hasretlik mahşere kadar.

 

Eyüb’e(sa) dert verip etini döktün

Hallac-ı Mansur’u meydanda yaktın

Nice aşıkların boynunu büktün

Yakar bu hasretlik mahşere kadar.

 

Bir derdim var idi,bin dert eyledin

Şükür tarikatı nasip eyledin

Nakşibendi’lere evlat eyledin

Yakar bu hasretlik mahşere kadar.

 

Aciz Kemal bunu böyle söylüyor

Nice bin derdi var durmaz inliyor

Hep müritler Maksud’unu bekliyor

Yakar bu hasretlik mahşere kadar.

 


 

AHU ZAR

  

Ahuzara düştüm özüm yanıyor

Günahım çok yaralarım kanıyor

Korkarım ki yolum nara gidiyor

El’aman kapına geldim Allah’ım.

 

Ahu zarım içte bir an dinmiyor

Zahir tabip şu derdimi bilmiyor

Bu dert ile benim yüzüm gülmüyor

El’aman kapına geldim Allah’ım.

 

Bunca yıllar senin için yanardım

Gece gündüz döne döne arardım

Ehli olan Evliyadan sorardım

El’aman kapına geldim Allah’ım

 

Bir aciz kul idim derman arardım

Dermanın yerine dert verdin bana

Arzum rızan idi düştüm yollara

El’aman kapına geldim Allah’ım

  

Seni bilmek idi muradım

Nice sarp yollara uğradı yolum

Bu muydu Yaradan bana imdadın?

El’aman kapına geldim Allah’ım

 

Bu kadar günahla insan mı güler?

Deli gönül divanelere döner

Günah işleyenler narına girer

El’aman kapına geldim Allah’ım

 

Seni isteye bu mudur ferman?

Kırıldı kanadım kalmadı derman

Aciz Kemal Sana oluyor kurban

El’aman kapına geldim Allah’ım

 


 

ŞU YILDIZLAR

 

Şu yıldızlar güneş ay

Hepsi bir ahenk içinde

Benim aradığım Mevla

Bürünmüş nurlar içinde

Ne güzel bir düzen kurmuş

Ne güzel bir desen vurmuş

Bilinmez bir sırrı varmış

Benim inandığım Mevla

 

Görenlerin aklı durur

Bu kainat bir son bulur

Seması direksiz durur

Benim güvendiğim Mevla

 

Her yıldızı bir tarafta

Bu evrenin boşluğunda

Mekansızdır O her yerde

Benim güvendiğim Mevla

 

Onsekiz bin alemi var

Her alemde icadı var

Muhammed(s.a.v)’le bir adı var

Benim sığındığım Mevla

 

Dostluğuna kabul eyle

Sırlarına agah eyle

Hakk’al yakın bunu söyle

Benim güvendiğim Mevla

 

Aciz Kemal bunu söyler

Bu sırlara nasıl erer

Aradan perdeyi gider

Benim inandığım Mevla

 

 


 

NAKŞİBENDİME

 

Bir hal ver de Ummanlara dalayım

Ağlayı sızlayı Seni bulayım

Himmet ette iki kelam yazayım

Aşkından deliye döndüm Efendim

 

Boyun büküp huzuruna varayım

Yaralı kalbimle seni bulayım

Senden başka ben kimlere varayım

Derdinden deliye döndüm Efendim

 

Benim Pirim sen sen bunu bilirim

Kovma sen kapından kurban olurum

Sensiz ben Mevlayı nasıl bulurum?

Aşkından deliye döndüm Efendim

 

 

Veliler başbuğu oldun aleme

Gönüllere tahtı kurdun ilhamla

Mürid olanları erdirdin Hakk’a

Aşkından deliye döndüm Efendim

 

 

Adını duyanlar aşka gelirler

Gizli gizli Hakk’ı zikir ederler

Enel-Hak sırrına anda ererler

Derdinden deliye döndüm Efendim

 

Adın Nakşibendi şahlar şahısın

Kasr-ı Arifan’ın gonca gülüsün

Semmasi Baba’nın yadigarısın

Aşkından deliye döndüm Efendim

 

Semmasi Babamız bağrına bastı

Emir Külali’ye havale etti

Terbiyede kusur eyleme dedi

Aşkından deliye döndüm Efendim

 

Aciz Kemal seni nasıl vasfetsin

Ünün dile sığmaz kalemim yazsın

Dünyada ukbada beraber etsin

Aşkından deliye döndüm Efendim

 


 

SEVGİLİ PEYGAMBER’İME

 

Arştaki melekler yerde aşıklar

Cümlesi de bir araya gelseler

Her lisandan Seni vasfeyleseler

Gök kubbe altına sığmaz ki şanın

 

Nasıl sığsın arşta beraber ismin

Sidret-ül Münteha’dan ileri gitsin

Varıp anda  Zat’ı Hakk’a eriştin

Gök kubbe altına sığmaz ki şanın

 

Parmakların kurna olup su aktı

Susuz olan ümmet suyuna kandı

Bir işaretinle Kamer bölündü

Gök kubbe altına sığmaz ki şanın

 

Bütün Peygamberler tazime kalkar

Mahşer günü herkes şefaat umar

Varıp Cehennemin kapısın tutar

Gök kubbe altına sığmaz ki şanın

 

İns ve Cin’in Peygamberi Muhammed(s.a.v.)

Nasıl bulam seni?Eyle şefaat

Bir canım var kurban olsun Ya Ahmed(s.a.v)

Gök kubbe altına sığmaz ki şanın

 

Aciz Kemal kim ki?Methetsin Seni

Kur’an metheylemiş bu gerçekleri

İnanmayanların haraptır hali

Gök kubbe altına sığmaz ki şanın

 


 

TUT MUHAMMED’İN YOLUNU

 

Yürümekle yollar biter

Derviş kullar Hakk’a gider

Çokları Maksud’a erer

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 

Özünde ateşin yanar

Dumanın tependen çıkar

Gözlerinden perde kalkar

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 

Gaflet senden zail olur

Kalbindeki gözün görür

Sır deryları açılır

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 

Türlü ihsanların bulun

Dertlilere derman olun

Böylece cemalin görün

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 

Ömür sermayesi biter

Kuş misali uçar gider

Cennetinden kapı açar

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 

İyilikte karar eyle

Emrin tut,nehyini söyle

Kulluğa yaraşan böyle

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 

Nice kapılar açılır

Gönüle Rahmet saçılır

Pirler yardımına gelir

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 

Kemal komşu olmak için

Firdevs’ine girmek için

Cemal’ini görmek için

Tut Muhammed(s.a.v)’in yolunu

 


 

NAZAR EYLE

 

Yanan yana kül olayım   

Kaldır hicabı göreyim

Derdime deva bulayım

Nazar eyle Nakşibendim

 

Yaram azdı sızlıyor

Yaram derin sarılmıyor

Zahir doktorlar bilmiyor

Nazar eyle Nakşibendim.

 

Seni gören deli olur

Yanar külleri savrulur

Yoluna düşen kavrulur

Nazar eyle Nakşibendim.

 

Yine şu özüm yanıyor

Yine gönlüm bulanıyor

Aşkı kalpte dolanıyor

Nazar eyle Nakşibendim.

 

Bu yarayı Sen’den aldım

Deli divanerye döndüm

Pir yoluna hayran oldum

Nazar eyle Nakşibendim

 

Aşkın gönülleri yakar

Aşıkların yaşı akar

Perdesi kalkanlar bakar

Nazar eyle Nakşibendim

 

Aciz Kemal bunu söyler

Hem Pir’inden himmet diler

İhvanlar boynunu büker

Nazar eyle Nakşibendim

 


 

YUM GÖZÜNÜ

 

Yum gözünü eyle huzur

Rabbim her yerlerde hazır

 Ravza’da yatıyor Resul

Ağla gözlerim,gözlerim

 

O’nun bir imside Ahmed

O’dur alemlere rahmet

Kurban olurum Muhammed(s.a.v)

Ağla gözlerim,gözlerim

 

Rahman kalbe nazar eder

Yine yaralarım azar

Ne yaptınsa onu yazar

Ağla gözlerim,gözlerim

 

Pirim beni buluşturdu

Hasretime kavuşturdu

Maksud’uma eritirdi

Ağla gözlerim,gözlerim

 

Muhammed(s.a.v.)’e oldum aşık

Nurdan sallanırdı beşik

Kapısına olsam eşik

Ağla gözlerim,gözlerim

 

Dostlar sakladığını saklar

Kulunun kalbini yoklar

Ravza’sından bizi bekler

Ağla gözlerim,gözlerim

 

Kemal’e aşkından içir

Cezbe-i Rahman’a getir

Ömrümü secdede bitir

Ağla gözlerim,gözlerim

 


 

BU DÜNYANIN

 

Bu dünyanın sonu yalan

Var mı ebed burda kalan?

Boş mu kalır Allah diyen?

Hakk’a yalvar seherlerde.

 

Seherde uykudan uyan

Kıl namazı Hakk’a güven

Boş mu kalır Allah diyen?

Hakk’a yalvar seherlerde

 

 

Seherde ötüşür kuşlar

Zikir eder dağlar taşlar

Dervişler duaya başlar

Hakk’a yalvar seherlerde

 

Seherin zikiri başka

O getirir seni aşka

Ermek istiyorsan köşke

Hakk’a yalvar seherlerde

 

Seherlerde gül açılır

Aleme Rahmet saçılır

Mü’min münafık seçilir

Hakk’a yalvar seherlerde

 

Gece yarısında uyan

Gizli sırlar olur ayan

Boş mu kalır Allah diyen?

Hakk’a yalvar seherlerde

 

Sefil Bedir nedir ahın?

Gayetten çoktur gühanın

Af eder senin Allah’ın

Zikir eyle seherlerde

 

 


 

BOLVADİN’DE DÜZ OVAYA BAKIYOR

 

Bolvadin’de düz ovaya bakıyor

Orda müridler var özüm yakıyor

Perdesi açılan Dost’a bakıyor

Ne büyük ihsandır bize Ya Rabbi

 

                        Muhammed(s.a.v.) yoluna girmiş giderler

El ele vererek zikir ederler

Bağlanmış Pir’lere huzur ederler

Ne büyük ihsandır bize Ya Rabbi

 

Kimisi de derse yeni girmiştir

Kimisi de lataife ermiştir

Kimisi de cezbelere dalmıştır

Ne büyük ihsandır bize Ya Rabbi

 

Kimisi de sema yapıp dönüyor

Kimisi de baygın yerde yatıyor

Kimisine teveccühler oluyor

Ne büyük ihsandır bize Ya Rabbi

 

Kimi tevazuyu şiar edinmiş

Kimisi nefsine darbeyi vurmuş

Cümlesi de  sünnetine sarılmış

Ne büyük ihsandır bize Ya Rabbi

 

Kimi aşkı almış özü kaynıyor

Kimisinin göz yaşları çağlıyor

Hepsinde Hakk’ın nuru parlıyor

Ne büyük ihsandır bize Ya Rabbi

 

Kimiside maneviyat seziyor

Kimiside deryasında yüzüyor

Aciz Kemal göz yaşını siliyor

Ne büyük ihsandır bize Ya Rabbi

 


 

SAKALINDA BİR TEL GÖNDER

Sakalından bir tel gönder

Onun ile avunayım

Ya sen gel ya beni iste

Söyle nasıl dayanayım?

 

Aşk şarabın içtim tasla

Ben senden vazgeçmem asla

Başımı Ravza’na yasla

Söyle nasıl dayanayım?

 

Sen’dendir feyiz aldığım

Sen’den dir böyle yandığım

Söyle kurbanlar olduğum

Ya ben nasıl dayanayım?

 

Seni gören deli olur

Yanar külleri savrulur

Aşkına düşen kavrulur

Ya ben nasıl dayanayım?

 

Hasretin çöktü özüme

Kan ağlattı gözlerime

Nazar eyle Kemal’ine

Ya ben nasıl dayanayım?

 


 

TEVHİD

 

Tevhid dinin direği

Müridlerin burağı

Kurtuluşun gereği

La ilahe illallah

 

Darbı zikirin adı

İşte Tevhidin tadı

Yakar tüm masivayı

La ilahe illallah

 

Sana alemler açar

Gizli sırları saçar

Şeytan kahrolur kaçar

La ilahe illallah

 

Tevazuyu bulursun

Huzur eder durursun

Maksudunu bulursun

La ilahe illallah

 

Aşkı kalbe alırsın

Kurtuluşu bulursun

Güzel bir kul olursun

La ilahe illallah

 

Hem nefsini bildirir

Onu  düşman gördürür

Seni Hakk’a erdirir

La ilahe illallah

 

Huzur huşu buldurur

Kalbine nur doldurur

Perdeleri kaldırır

La ilahe illallah

 

Coşturur müridleri

Bildirir sulükleri

Giydirir hilatları

La ilahe illallah

 

Müritte gönül bağı

Çekip götürür anı

Siler kalpten melali

La ilahe illallah

 

Tevhide çalışarak

Seller gibi coşarak

Mahviyatı bularak

La ilahe illallah

 

Gönül içinden gelir

Müride sefa verir

Tüm faniler silinir

La ilahe illallah

 

Tevhid ile varalım

Rızasını bulalım

Can gözüyle görelim

La ilahe illallah

 

Kalbi mutmain eder

Ordan Hakk’a yol gider

Saliki mesrur eder

La ilahe illallah

 

Engelleri kaldırır

Deryalara daldırır

Can evinde buldurur

La ilahe illallah

 

Aciz Kemal’in sözü

Kan ağlasın hem gözü

Tüm ihvanların sözü

La ilahe illallah.

 


 

 

MEDİNE’YE VARDIM ÖZÜMÜ YAKTI

 

Medine’ye vardım özümü yaktı

Her yanım göz olup seyrine baktı

Çok şükür aradan hicaplar kalktı

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Perdesi açılan gözler bakıyor

Yanan kullar Maksud’una eriyor

Küllü varlıklardan halas oluyor

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Deryaya dalıpta yüzenler bilir

Kudretinden ziyafetler verilir

Davet-i Rasul’e yüzler sürülür

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Yıllarca aşkıyla çileler çektim

Gelip Ravza’sına boynumu büktüm

Uzata elini öpeyim dedim

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Kapısında cümle Hüccac meleşir

Sanki koyun kuzusuna karışır

Niceleri meleklerle görüşür

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Biri Ebu Bekir,birisi Ömer

Saçılır etrafa güzel kokular

Kokuyu alanlar Mecnun’a döner

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Eşiğine gelip yüzümü sürdüm

Ashab-ı Soffa’da namazı kıldım

Yeşil nurlarına anda boyandım

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Mahşerin misali orda görülür

Ümmetleri kapısında derilir

Herkes orda arzuhalini verir

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

 

Kimi candan geçmiş,kimi serden

Kimi boyun bükmüş kan ağlar gözden

Kimi hayretlere dalmış seyreder

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 

Ravza’sı önünde boynumu büktüm

Aciz Kemal orda yaşlarım döktüm

N’olur Cemalin göreyim dedim

Yaktı bu hasretlik ta özden beni

 


 

İHVANDA

 

Nice meclisleri gördüm

Gönüllere nazar kıldım

Derdime derman aradım

Dermanı ihvanda gördüm

 

Gönülleri bağlı Pir’e

Dillerinde zikir ile

Kalpleri Aşkullah ile

Doluyu ihvanda gördüm

 

Adab erkanı-ı güderler

Nefse darbeyi vururlar

Şeytanı düşman bilirler

İdraki ihvanda gördüm

 

Haram-helali bilirler

Hakkına razı olurlar

Muhabbetle yol alırlar

Feyizi ihvanda gördüm

 

Bir birini arar bulur

Hem derdine ortak olur

Yetim fakirini görür

Cömerti ihvanda gördüm

 

Halkayı zikre girerler

Zikirde huzur bulurlar

Göz yaşına boyanırlar

Aşkı ihvanda gördüm

 

Edep hayayı bilirler

Hak kuralına uyarlar

Pirler’den nasip alırlar

İlhamı ihvanda gördüm

 

Muhabbet böyle bulunur

Kemal yaptığın sorulur

Mahşerde hesap görülür

Hazırlık ihvanda gördüm

 


 

PİR’İM NAKŞİBEND’İYE

Ne güzel umut umarsın

Daima Pir’i ararsın

Ayrı olduğun sanırsın

Ruhu daima bizimle

 

Ruhunu görenler bilir

Aşık olan vasıl olur

Kalpten kalbe yol bulunur

Ruhu daima bizimle

 

İlhamı gizlice gelir

İlhamı alanlar bulur

Tüm dertler deva bulur

Ruhu daima bizimle

 

Kırık tellerimi bağlar

Yolda yürümemi sağlar

Bizi katarına bağlar

Ruhu daima bizimle

 

Harab gönlümüzü yakar

İçine aşkını atar

Can gözüyle bize bakar

Ruhu daima bizimle

 

Ruhu yücelere ermiş

O özünde Hakk’ı bulmuş

Gizli yola önder olmuş

Ruhu daima bizimle

 

Gizli yollardan götürür

Müridi Hakk’a yetirir

Hak’ta işini bitirir

Ruhu daima bizimle

 

Kemal bunu söylüyorsun

Hakk’a özün bağlıyorsun

Pirden ilham alıyorsun

Ruhu daima bizimle

 


 

DERTLİ

 

Gönlüme bir ilham versin

Dertlerimi sıralıyam

Kalmasın içte gümanım

Dertlerimi sıralıyam

 

Sırası geldi yazayım

Canan’dan koku sezeyim

Ben Seni nerde bulayım?

Dertlerimi sıralıyam

 

İçerimde çoktur acı

Bulamadım nazlı Yar’i

O yarattı bu cihanı

Dertlerimi sıralıyam

 

Bulmak “olmak”ile olur

İnsan kemalini bulur

Kemalsiz kamil mi olur?

Dertlerimi sıralıyam

 

Kamillerin hali başka

Onlar getiriler aşka

Gafil bunu bilmez asla

Dertlerimi sıralıyam

 

Dertliler dermanı ister

Hastalar şifayı bekler

Aşıklar Dost’unu ister

Dertlerimi sıralıyam

 

 

Dert yükünü çekenlerin

Hallerini sağlar bilmez

Bu Kemal’in ağlar gülmez

Dertlerimi sıralıyam

 


 

ADAB

 

Adab erkanı var yolun

Eğer sıdk ile tutarsan

Niceleri buldu vuslat

Eğer sıdk ile tutarsan

 

Sen ömrünü zayi etme

Kendi bildiğine gitme

Kurallar dışına çıkma

Eğer sıdk ile tutarsan

 

Önce Üstat’ları gözet

Kendini Hakk ile bezet

İlim irfan ile donat

Eğer sıdk ile tutarsan

 

Ser verilir sır verilmez

Adabsız bu yol gidilmez

Rehbersiz vasıl olunmaz

Eğer sıdk ile tutarsan

 

Binme sen benlik atına

Gitme kibir ile yola

Kaldırma başını göğe

Eğer sıdk ile tutarsan

 

Huzur huşu ile yürü

Hazırlanır cennet,huri

Verir kuluna Cemal’İ

Eğer sıdk ile tutarsan

 

Kemal bunu arzuluyor

Hemde Rıza’sını diliyor

İhvanlar vuslat umuyor

Eğer sıdk ile tutarsan

 


 

ÇİLEM DOLMADI MI?

 

Yanmak oldu benim karım

Tahammüle yoktur canım

Arzularım Ey Nigar’ım

Daha çilem bitmedi mi?

 

Gör halimi Ey Sevdiğim

Yanmaktan başka yok karım

Sana arzuhal yazarım

Daha çilem bitmedi mi?

 

Ahuzar ederim sana

Mecnun gibi düştüm yola

Bülbül  bile aşık güle

Daha çilem dolmadı mı?

 

Doldurup versen badeyi

Kaldırsan  kalan çileyi

Pervane eylesen beni

Daha çilem dolmadı mı?

 

Özlem yakıyor canımı

Savuruyor küllerimi

Bir kez nazar eyle bari

Daha çilem dolmadı mı?

 

Sevda kalbe yer ediyor

Hal bir gelip bir gidiyor

Şu beni melul ediyor

Daha çilem dolmadı mı?

 

Yandıkca yanıp dururum

Cisimsiz Sana varırım

Kemal bu yolda ölürürm

Daha çilem dolmadı mı?

 


 

GÜL YÜZLÜM

 

Gül Yüzlü Sultanım benim

Kurban olsun sana canım

İki cihanda maksudum

Hasretin öldürür beni

 

Bu gönül seni istiyor

Hastadır Sen’i bekliyor

Başka ilaç kar etmiyor

Hasretin öldürür beni

 

Bu çileyi çeken bilir

Yolda olan Hakk’ı bulur

Sen’in aşkın ilaç olur

Hasretin öldürür beni

  

Her zerrem seni duyuyor

Gül yüzlüm gönlüm yanıyor

Nur’un kalbleri sarıyor

Hasretin öldürür beni

 

Aciz Kemal’in ah eder

Gül yüzlüm ömrümüz biter

Bir nazarın bize yeter

Hasretin öldürür beni

 


 

AŞK ATEŞİ

Öyle bir hara  düşmüşüm

Dört yanımdan çevreliyor.

Girsem deryalar denizlere

Yandıkca yanıyor canım

 

Volkan gibi kaynar canım

Kaynadıkca oynar tenim

İki cihanda Maksud’um

Yandıkca yanıyor canım

 

Sular döksem ateş olur

Özümü dumanı bürür

Bunu çeken deli olur

Yandıkca yanıyor canım

 

Gönül veren yolcu olur

Yolunda Mevla’yı bulur

Vasıl-ı illallah olur.

Yandıkca yanıyor canım

 

Bu yola girenler bulur

Sırlarına nail olur

Dost’un Cemalini görür

Yandıkca yanıyor canım

 

Zerrelerim haz alıyor

Mevla’nın nuru iniyor

Bu Kemal’in iniliyor

Yandıkca yanıyor canım

 



 

HAC İLAHİSİ

(MEDİNE’DEN MEKKE’YE)

 

Kayseri’nin ili coştu çağlıyor

Aşık olan maşuğunu arıyor

Otobüsler sıra sıra duruyor

Yollarınız açık olsun hacılar

 

Aylar öncesinden telaşa düşen

Muhammed(s.a.v.) aşk ile ciğeri pişen

Elveda diyerek bu yola düşen

Yollarınız açık olsun hacılar

 

Müftülüğün önü dolup taşıyor

Pasaportu alan yola düşüyor

Konvoy yola çıktı Dost’a gidiyor

Yollarınız açık olsun hacılar

 

 

Yol boyunca ziyaretler yapılır

Dost’a yaklaştıkca koku alınır

Aşıkların ciğerleri delinir

Yollarınız açık olsun hacılar

 

Arabistan çöllerine girilir

Yaklaştıkca Yeşil Kubbe görülür

Medine Ezanı yakar kavurur

Varıncağız selam söylen hacılar

 

Huzuruna gaflet ile varmayın

Tazim ile boyun büküp yalvarın

El göğüste salavatlar yollayın

Huzunda selam söylen hacılar

 

Gidenler murada eriyor orda

Ne yapsın geride kalanlar burda?

Dua edin bize Hüccacım orda

Makamında selam söylen hacılar

 

Medinede vazifeler bitince

Bağrı yanıkların yaşı akınca

Kırk vakitte orda eda olunca

Beytullah’a doğru gidin hacılar

 

Beyaz ihram giyilerek varılır

Bab-ı Selam kapısından girilir

Niceleri secdelere serilir

Beytullah’a selam söylen hacılar

 

Milyonlarca hacı tavaf döner

Tavafı biten zemzeme iner

Niceleri orda murada erer

Makamında selam söylen hacılar

 

Vasfetmekle bitmez O’ranın işi

Mevlam kabul etsin niyazınızı

Bu aciz Kemal’in bir selamını

Makamında tebliğ edin hacılar

 


 

HAYRANIM

 

Aklım fikrim hayran idi

Bu can sana kurban idi

Emrin bize ferman idi

Bilmeyenler ne der bana?

 

Hayran idim hayaline

Aşık oldum cemaline

Düştüm dostun sevdasına

Bilmeyenler ne der bana?

 

Kal diliyle bilinir mi?

Sevdasız dost bulunur mu?

Can vermeden erilir mi?

Bilmeyenler ne der bana?

 

 

Geziyordum dağı taşı

Gözlerimin kanlı yaşı

Her zerremdedir varlığı

Bilmeyenler ne der bana?

 

Nuru almış parlar canım

O güzelin sevdasından

Mest ediyor bu hal beni

Bilmeyenler ne der bana?

 

Halimizi bilmiyorlar

Sözümüzü duymuyorlar

Hakk’a dönüp gelmiyorlar

Bilmeyenler ne der bana?

  

Feryat figan ile yandım

Gizli yari canda buldum

Kemal ağlıyordun güldün

Bilmeyenler ne der bana?

 


 

AŞK FERYADI

Sinemde aşkın feryadı

Kalbin içinde aşk tadı

Gariplere var imdadı

Muhabbet deryadan gelir

 

Aslım birdir bunu bildim

Söz terk edip Bir’e erdim

Ben geri dönmeye geldim

Muhabbet deryadan gelir

 

İmtihandır gönderildim

Secdelere indirilidim

Kıyamlarda durduruldum

Muhabbet deryadan gelir

 

Göz hayret ile bakarsa

Sırrı kalbine akarsa

Aradan hicap kalkarsa

Muhabbet deryadan gelir

 

Cananımın sözü bitmez

Sözüne manalar yetmez

Aşkı şu canımdan gitmez

Muhabbet deryadan gelir

 

Deryalara daldıransın

Perdeleri kaldıransın

Şu Kemal’i yandıransın

Muhabbet deryadan gelir

 


 

BENLİĞİMİ

 

Devreder gönlümde aşkın

Yıkar gider benliğimi

Koymaz gönülde darlığı

Yıkar gider benliğimi


Düşüp aşkın firakına

Yanar gezerim boyuna

Aşık oldun Rasulüne

Yıkar gider benliğimi

 

Aklımı alan Cemal’i

Hayran koyan şu canımı

Eritiyor günahımı

Yıkar gider benliğimi

 

Şu gözlerim yaş dökerek

Kalbime aşkı ekerek

Masivaları silerek

Yıkar gider benliğimi

 

Hayran hayran dolanırım

Aşka düştüm dilenirim

Ben Nakşime güvenirim

Yıkar gider benliğimi

 

Coşup dalga deniz gibi

Kaynar canım volkan gibi

Dalga vurur dağlar gibi

Yıkar gider benliğimi

  

Al gitsin benden benliği

İçime doldur Sen’liği

Ayrı kalmayayım dahi

Yıkar gider benliğimi

 

Hayran idim ta ezelden

Nurun gördüm bu özümden

Kemal ağlar şu gözümden

Yıkar gider benliğimi

 


 

HAYRAN OLDUM

 

Hayran oldum hayran gözüm

Haşyetinle yanar özüm

Sürmelemiş iki gözüm

Hasretle yanar ağlarım

 

Ciğerim aşkıyla yanar

Sevdasından özüm kaynar

Bu hal aşıkları sarar

Hasretle yanar ağlarım

 

Çiçeklerin boynu buruk

Güneşin önünde bulut

Dost gönlüme oldu konuk

Hasretle yanar ağlarım

 

Mevla’dır boynumu büken

Nazar ile kalbi yakan

Alemlere rahmet olan

Hasretle yanar ağlarım

 

 

Aşkı aldı benden beni

Mest eyledi şu canımı

Her zerremdedir varlığı

Hasretle yanar ağlarım

 

Aşka düşen dertli olur

Aşkta dermanını bulur

Feyiz dalga gibi vurur

Hasretle yanar ağlarım

 

Kemal’i aşk ile yandır

Gönlünü ilhamla doldur

Mir’atında Seni gördür

Hasretle yanar ağlarım

 


 

GÖREN GÖZLER

 

O sultanın güzel aşkı

Bulan canlar dayanır mı?

Her dem sefasıyla ağlar

Bulan canlar dayanır mı?

 

 

 

Gel gidelim ah çekerek

Dost iline can atarak

Can-ı başı terk ederek

Bulan canlar dayanır mı?

 

Hasretin büker belimi

Söyletir ilham dilimi

İki cihanın serveri

Bulan canlar dayanır mı?

 

Yanar canım ateşlerden

İlham gelir gaiplerden

Seçiliyor hicaplardan

Bulan canlar dayanır mı?

 

Aşktır benim başım tacı

Olur yolunda ilacı

Bütün Nebilerin başı

Bulan canlar dayanır mı?

 

Ölürüm dönmem yolundan

Yanarım aşkı narından

Arzularım ta canımdan

Gören gözler dayanır mı?

 

Severim Seni canımdan

Ağlatırsın hem derdinden

Gül Yüzlüm yeşil nurundan

Gören gözler dayanır mı?

 

Hayranım Gül Yüzlüm sana

Gözlerim döndürdün kana

Bu Kemal’in yanar sana

Gören gözler dayanır mı?

 


 

YANDIĞIMA

Gel sultanım gör halimi

Bak şu sana yandığıma

Her dem atar ahu zarım

Bak şu sana yandığıma

 

Şu gözlerim kan dökerek

İçimi aşkın yakarak

Her dem yoluna bakarak

Bak şu sana yandığıma

 

Gözümün feri kalmadı

Yollarında yaş dökerek

Derdin şu özümü sardı

Bak şu sana yandığıma

 

Her gün yolunu beklerim

Aşkını kalpte saklarım

Yetişirsin ümit varım

Bak şu sana yandığıma

 

Gören gözler O’ndan geldi

Terk-i dünya eden buldu

Aşık maşuğuna erdi

Bak şu sana yandığıma

 

Herkese konuk olmazsın

Her gönülde eğlenmezsin

Sen mekandan münezzehsin

Bak şu sana yandığıma

 

Sevdanın yeli esiyor

Sevdası canda geziyor

Bu hal beni öldürüyor

Bak şu sana yandığıma

 

Yandıransın,gördürensin

Can içinden bildirensin

Şu Kemal’den ses verensin

Bak şu sana yandığıma

 


 

İLHAMI

İlhamı cana bağladı

Her dem beni ağlatıyor

Silindi şu masivalar

Her dem beni ağlatıyor

 

Derdi şu özüme verdi

Tabip yok kendinden gayrı

Bekliyorum gelmesini

Her dem beni ağlatıyor

 

Aşkın seline katıldım

Çırpınarak gidiyorum

Yolum varır mı ummana?

Her dem beni ağlatıyor

 

Aşkı bulan sızlar durur

Aşksız adem hayvan olur

Yanmayan aşkı ne bilir

Her dem beni ağlatıyor

 

Aşkı deryasından gelir

Müşkül işler kolay olur

Mürşitliler Hakk’ı bulur

Her dem beni ağlatıyor

 

Öz dayanmaz göz dayanmaz

Bu sevdaya düşenlere

Her varlığım kurban olsun

Her dem beni ağlatıyor

 

Canım başım feda olsun

Dost gönlüme konuk olsun

Aciz Kemal aşka doysun

Her dem beni ağlatıyor

 


 

İMAN DİLE

 

Nurdur zulmeti gideren

Kalp alemini dolduran

Kuluna haya giydiren

İman gibi servet var mı?

 

Aşk cana verir huzuru

Siler götürür muzuru

Kalp sarayındadır yeri

İman gibi servet var mı?

 

Hizmet etme erinerek

Doğru yürü Hak diyerek

Ta özünden dost diyerek

İman gibi servet var mı?

 

Huzur huşuyu sağlayan

Gözlerinden kan ağlayan

Kulu rabbine bağlayan

İman gibi servet var mı?

 

Fanilerden fayda gelmez

İmar etsen vefa etmez

Münafıklar yola gelmez

İman gibi servet var mı?

 

İman kalbine dolarsa

Azaların nur olursa

Taklit tahkike dönerse

İman gibi servet var mı?

 

Kemal kamil iman dile

Her varlığa tercih eyle

Son nefeste imdat eyle

İman gibi servet var mı?


 

FERYAT EDERİM

 

Düştüm aşkın firakına

Feryat ederim giderim

Tutuşmuşun her yandan

Feryat ederim giderim

 

 

Coşup dalga deniz gibi

Kalp sallanır beşik gibi

Her azamda zikir sesi

Feryat ederim giderim

 

Hayran hayran dolanırım

Ben Rabbimden dilenirim

O’nsuz nefesi niderim

Feryat ederim giderim

 

Şu gözlerden yaş dökerek

Daim Hakk’ı zikrederek

Amel defterim dolarak

Feryat ederim giderim

 

Gözüm gönlüm O’nu arar

Nuru şu özümde yanar

Dilim kalbim O’na döner

Feryat ederim giderim

 

Kemendi boynuma taktı

İçerime ateş attı

Bu bir haldir beni yaktı

Feryat ederim giderim

 

Hayran koydu şu canımı

Söyletiyor şu dilimi

Yakıyor tende canımı

Feryat ederim giderim

 

Kemal Sana can atıyor

Ciğeri yanıp gidiyor

Her zerresi zikrediyor

Feryat ederim giderim

 


 

CANDA SEVGİN

 

Sevinerek yol giderim

Rehbersiz yolu niderim?

Masivayı terk ederim

Canda sevgin yeter bize

 

Sevdan sevgilerin başı

Bu sevginin yoktur eşi

İki cihanın güneşi

Canda sevgin yeter bize

 

Sular gibi çağlayarak

Sana gönül bağlayarak

Gece gündüz ağlayarak

Canda sevgin yeter bize

 

Sen gizlisin ben ararım

Kalır mı canda kararım?

İki cihanda önderim

Canda sevgin yeter bize

 

Ruhum sana erdiğinde

Cemal’ini gördüğümde

Cezbelerin sardığında

Canda sevgin yeter bize

 

Meclisine girdiğimde

Divanında durduğumda

Mahviyatı bulduğumda

Canda sevgin yeter bize

 

Bu sevgidir mest ediyor

Tarifsiz huzur veriyor

Kemal gözün yaş doluyor

Canda sevgin yeter bize

 


 

BAYRAM OLUR

 

Sular gibi çağlatırsan

Verip aşkı ağlatırsan

İman ile donatırsan

İki cihan bayram olur

 

Bülbül gibi zar edersen

Gül bahçesini yer edersen

Mürşidi  önder edersen

İki cihan bayram olur

 

Düşürsen cana arzuyu

Versen kalbime duyguyu

Soyup alırsan benliği

İki cihan bayram olur

 

Can bahrine daldırırsan

Nurun verip kandırırsan

Kalpte seni buldurursan

İki cihan bayram olur

 

Güvenme fani varlığa

Birgün varırsın divana

Gösteriri didarı sana

İki cihan bayram olur

 

Senin sevdan akıl alır

Sanma akıl başta kalır

Kuluna hitabı gelir

İki cihan bayram olur

 

Kemal bu sözleri söyler

Özünü Mevla’ya bağlar

Durmaz ta özünden ağlar

İki cihan bayram olur

 


 

DOST ATEŞİ

 

Yanmak oldu benim karım

Yanarım Dost ateşine

Eyledi beni divane

Yanarım Dost ateşine

 

Gör halimi ey Sevdiğim

Yoluna canım verdiğim

Gece gündüz hep andığım

Yanarım Dost ateşine

 

Beni böyle eyleyensin

Aşkın verip söyleyensin

Beni bende dinleyensin

Yanarım Dost ateşine

 

Herkez bu dili bilemez

Her can aşkı boylayamaz

Seyranını eyleyemez

Yanarım Dost ateşine

 

Vuslatın yolunu açtı

Sadıkları davet etti

Niceleri canından geçti

Yanarım Dost ateşine

 

Badesiyle canı kandır

Kemal’in yüzünü güldür

Sırrı ilahiye daldır

Yanarım Dost ateşine

 


 

ARZULUYOR

 

Sanatından kimse bilmez

Hakikata herkez ermez

Can şehrinde ölüm olmaz

Gönül O’nu arzuluyor.

 

Her gönül tecelli bulmaz

Her can sefasını sürmez

Teslim olan yolda kalmaz

Gönül O’nu arzuluyor

 

Sözün manasını bilmez

Girip öze Hakk’ı bulmaz

Rehbersiz yola gidilmez

Gönül O’nu arzuluyor

 

Sultanım’ın güzel yüzü

Yakar O’na dönen özü

Cümle aşıkların sözü

Gönül O’nu arzuluyor

 

Muhabbetli olan diller

Dost ilinden onlar söyler

Can gözüyle seyran eyler

Gönül O’nu arzuluyor

 

Maşuk sever aşığını

Can içinde ışığını

Zikir eder kalb beşiği

Gönül O’nu arzuluyor

 

Divaneler meydanında

Aciz Kemal seyranında

Sekiz cennet bucağında

Gönül O’nu arzuluyor

 


 

DİVANE EYLER

Pervaneler gibi döndür

Sevdan ile gönlüm yandır

Şu bizi ölmeden öldür

Divane eyle yolunda

 

Ruhum aslını istiyor

Hastadır görmek istiyor

Bu tende karar etmiyor

Divane eyle yolunda

 

Sevdan ciğerimi dağlar

Şu gözlerim durmaz ağlar

Beni sevgiliye bağlar

Divane eyle yolunda

 

Başa gelenler çekilir

Muhabbet kalbe ekilir

Gelir karşına dikilir

Divane eyle yolunda

 

Ayaksız vücutsuz gelir

Can gözüne ziya verir

Açılan göz O’nu görür

Divane eyle yolunda

 

Gönlünü garip eylersin

İçinde haşyet bulursun

Nice arzuhal verirsin

Divane eyle yolunda

 

Dertlerimi sıralarım

Canan’ımı arzularım

Şevk sardı inilerim

Divane eyle yolunda

 

Bu derde düştü yanarım

Arzuhaller sıralarım

Kemal aslımım ararım

Divane eyle yolunda

 

 


 

 

ÇIRPINIRIM

 

Durmaz dertli dilim söyler

Her dem O Dost’unu över

Feryadı ciğerler dağlar

Bulsam diye çırpınırım

 

Bakmalı aşk ile Yare

Düşür şu kendini zare

Mir’atın da Dostu ara

Bulsam diye çırpınırım

 

Madem ki can seni arar

Aşık olan Seni sorar

Bilenlerden vefa umar

Bulsam diye çırpınırım

 

Derindir aşkın yarası

Çekilmez aşkın yarası

Zikirdir bunun çaresi

Bulsam diye çırpınırım

 

Divane eyle yoluna

Yandır bizi aşk narına

Aç gözümü senden yana

Bulsam diye çırpınırım

 

Kemal rızasını diler

Bu sevda bizlere yeter

Ümit varım nazar eder

Bulsam diye çırpınırım

 


 

ŞULESİNDEN

 

Sevdim seni Canan’ım

Hiç kalmadı mecalim

Gitti benim gümanım

Canda ki şulesinden

 

Düştü gönlüm sevdaya

Ararım yana yana

Gözüm döndü pınara

Canda ki şulesinden

 

Mahviyatı buldurdu

Gönlüme nur indirdi

Dost sefasını sürdürdü

Canda ki şulesinden

 

Sana bakar gözlerim

Seni candan özlerim

Ta özümden beklerim

Canda ki şulesinden

 

Dost gelip konuk olur

Şu canım sefa bulur

Gözlerim hayran olur

Canda ki şulesinden

 

İlhamınla bulurum

Sana doğru varırım

Bu dert ile ölürüm

Canda ki şulesinden

 

Kemal rızasını ister

Lütfet Cemal’in göster

Gönülden seni ister

Canda ki şulesinden

 

 


 

DİVANE OLUP

 

Yak ciğerim aşk oduna

Düşeyim senin derdine

Daldır feyizin bahrine

Divane olup gideyim

 

Aç şu gönlümün gözünü

Bülbül eyle şu dilimi

Gezdir gizli alemini

Divane olup gideyim

 

Feyiz dalga dalga gelir

Gelip şu benliğim alır

Çalışanlar Rahı bulur

Divane olup gideyim

 

Şu canım huzura daldı

Dünya çok geride kaldı

İlham şu kalbimi sardı

Divane olup gideyim

 

Dindirme göz yaşlarımı

Aşksız eyleme başımı

Bağla Dostun tellerini

Divane olup gideyim

  

Düşürmem dilimden Sen’i

Al götür benden benliği

Virane eyle varlığı

Divane olup gideyim

 

Sen’in gibi bir varlığa

Can kurban ettim birliğe

Kemal doğru yürü yola

Divane olup gideyim

 


 

CAN KURBAN

 

Aşka düşür canımı

Sildi götürdü varımı

Sardı muhabbeti beni

Can kurban ederim O’na

 

O’dur derdimin dermanı

Şu gönlümde yüksek yeri

Bazen coşturuyor beni

Can kurban ederim O’na

 

O’nun bülbülü olurum

Canda feryadı bulurum

Bazen sır olup dururum

Can kurban ederim O’na

 

Dil olur tarif edemez

Her kişi sırra eremez

Gönül yoludur bulamaz

Can kurban ederim O’na

 

Göz yaşı canım ilacı

Çeker tevazuya başı

Alıp götürür günahı

Can kurban ederim O’na

 

O gönlümün sarayında

Hem dilimde damağımda

Yakar beni can evimde

Can kurban ederim O’na

 

Münacatı O’na kıldım

Aradığım O’nda buldum

Canımın içinde gördüm

Can kurban ederim O’na

 

Bu Kemal’in ilhamını

Cana verdi dermanımı

Aradığım sübhanımı

Can kurban ederim O’na

 


 

VUSLAT YOLU

 

Ne hoş olur Dost sevgisi

İşitirse canda sesi

Yakar bütün azaları

Vuslat yolun açık olur

 

Seni senden alır gider

Yokluk alemine girer

Tüm varlığın anda gider

Vuslat yolun açık olur

 

Kamil telini bağlarsa

Azaların nur olursa

İraden elden giderse

Vuslat yolun açık olur

 

Dost ile birlik olursan

Kalpte huzuru bulursan

Masivalardan geçersen

Vuslat yolun açık olur

 

Bulanlar hep böyle buldu

Dünya varlığını koydu

Soyunup ummana daldı

Vuslat yolun açık olur

 

Ummana dalıp yüzeyim

Koyunlar gibi meleyim

Uzat elini tutayım

Vuslat yolun açık olur

 

Kemal’in sözleri böyle

Yakıp kül ediyor öyle

İlhamı gelirse dile

Vuslat yolun açık olur

 


 

ALLAH DİYENE

 

Keder merak hep başımda

Yanar özüm ataşında

Kaynatıyor kazanında

Kaynar canım Allah diye

 

Öyle bir derde düşürdü

Aldı beni götürdü

Dilim damağım tutuldu

Kaynar canım Allah diye

 

Dil tarif etmez halimi

Nuru sardı şu kalbimi

Öldürüyor bu hal beni

Kaynar canım Allah diye

 

Bu marifet bulunur mu?

O’nu gören dayanır mı?

Her gönülde eğlenir mi?

Kaynar canım Allah diye

 

O’nun aşkıdır yakıyor

Açılan gözler bakıyor

Aşıkların can atıyor

Kaynar canım Allah diye

 

Can vermeden Canan gelmez

Gelipte konuğun olmaz

Bu sefayı herkez sürmez

Kaynar canım Allah diye

 

Aciz Kemal durmaz kaynar

Her zerresi durmaz yanar

Bu can Senin ile kaynar

Kaynar canım Allah diye

 


 

NASIL ETMELİ?

 

Varlık gitti nur bende

Canı yakan nar bende

Kavuruyor şu canda

Bilmem nasıl etmeli?

 

Kelamlar anlatamaz

Bu hal dillere sığmaz

Yanmayanlar bulamaz

Bilmem nasıl etmeli?

 

Katreden umman olur

Çağlayanlar tez bulur

Gözlerim giryan olur

Bilmem nasıl etmeli?

 

Her göz ki O’nu göremez

Tende canım eğlenmez

Ağlar gözlerim gülmez

Bilmem nasıl etmeli?

 

Etrafa baka baka

Günleri saya saya

Aşık olayım O’na

Bilmem nasıl etmeli?

 

Varlıkları yıkayım

Boynum dosta bükeyim

Can gözüyle bakayım

Bilmem nasıl etmeli?

 

Bu canı yağmalayım

Kemal sefa bulayım

Dost iline varayım

Bilmem nasıl etmeli?

                                  


 

GİZLİ HALLER

 

Derdine düştü canım

Artar benim efkarım

Can içinde saklarım

Gizli olan halleri

Sırrı ifşa edenlere

Çekerler onu dara

Kalp içinde sen ara

Gizli olan halleri

 

Sevdiğimin sevdası

Beni mecnun eyledi

Can dillerim söyledi

Gizli olan halleri

 

Hal sahibi olunur

Dosta doğru varılır

Can gözüyle görülür

Gizli olan halleri

 

Nur yüzüne bakılmaz

O’na canlar dayanmaz

Yanmadan O bilinmez

Gizli olan halleri

 

Kemal ayan istiyor

Lütfuna sığınıyor

Şu canında bekliyor

Gizli olan halleri

 


 

BİLMİYORUM

 

Ey dostum senin aşkından

Ben kendimi bilmiyorum

Kalmadı şu bende mecal

Ben kendimi bilmiyorum

 

Yakar beni can özümde

Yalvarırım her sözümde

Suvardı esma nurunda

Ben kendimi bilmiyorum

Candan gelir benim sözüm

Kaynıyorsa aşkta özün

Yok benliğim iki gözüm

Ben kendimi bilmiyorum

 

Şu gözlerim bakar oldu

Sevdan beni yakar oldu

Gönlüme muhabbet doldu

Ben kendimi bilmiyorum

 

Ne güzel haller oluyor

Özüme sırlar doluyor

Dil bunu tarif etmiyor

Ben kendimi bilmiyorum

 

Aşk gelip beni sarıyor

Azalarım uyanıyor

Dost gelip konuk oluyor

Ben kendimi bilmiyorum

 

Zerrelerim zar ediyor

Gine gönlüm bulanıyor

Aşk içimde dolanıyor

Ben kendimi bilmiyorum

 

Her hal bir hale benzemez

Herkes bunu fehmedemez

Aciz Kemal ağlar gülmez

Ben kendimi bilmiyorum

 


 

YARA ALDIM

 

Mest oldum Cemal-i yare

Esti gine sevda cana

Yara aldım yana yana

Kül eyledi varlığımı

Düşürdü aşkın narına

Yanar giderim boyuna

Taktı kemendi boynuma

Kül eyledi varlığımı

 

Düştü muhabbeti cana

Can kurban ederim O’na

Yanarım ömrüm boyunca

Kül eyledi varlığımı

 

Devletimiz dost sevgisi

Gözetiyor pirim bizi

Lütfediyor aşk kadehi

Kül eyledi varlığımı

 

Hak sevgisi başım tacı

Lütfetti tevhid kılıcı

Kırdım içerimde putu

Kül eyledi varlığımı

 

Kemal’in yarası derin

Durmaz inler hazin hazin

Ağlatıyor iki gözün

Kül eyledi varlığımı

 


 

BU KAHRİ

Hicran çöktü yine cana

Ben giderim dosttan yana

Bir lütuftur  erdi gine

Bu kahri çeker giderim

 

Cana gelir yine haber

Yazar gider güzel kelam

Şu dilimde ezel olan

Bu kahri çeker giderim

Sefası özümde her an

Ruh geziyor alem alem

Bunu bilmez gafil olan

Bu kahri çeker giderim

 

Canım kaynar şu tenimde

Ten durmaz oldu yerinde

Melekler yazar boynumda

Bu kahri çeker giderim

 

Nasıl sevda böyle Ya Rab?

Ten dayanmaz oldu turab

Eyledin varımı harap

Bu kahri çeker giderim

 

Ne bilsin derdi olmayan

Bu manaları duymayan

Kulluk sırrını bilmeyen

Bu kahri çeker giderim

 

Ne güzel bir derde düştüm

Zahir tabipler bilmiyor

Tabiptir kendi geliyor

Bu kahri çeker giderim

 

Kemal yandın bu dert ile

Ciğer oyuluyor yine

İki cihan bayram ola

Bu kahri çeker giderim

 


 

HEP SENİN İÇİN

Yaralı ördeğim Dost’un gölünde

Bülbülüm öterim gülün dalında

Ah çekerim daim gönül bağında

Feryad-ı figanım hep senin için

Her tarafa aşkın atını sürdüm

Büküpte boynumu huzurda durdum

Bilenlerin yollarına yürüdüm

Yorulup kaldığım hep senin için

 

Feyizleri umman gibi kaynıyor

Bulan kullar muradına eriyor

Gördüğümde şu gözlerim yanıyor

Yanıp ağladığım hep senin için

 

Yaktın şu varımı cezbe nuruna

Bağladın telimi gönül bağına

Akıp gelir ilhamların canıma

Akıp çağladığım hep senin için

 

Canı kurban verdim vahdet dilerim

Özümün içinden seda ararım

Bütüm varım ile sana yanarım

Arayıp yandığım hep senin için

 

Bu Kemal’in seni candan istiyor

Avam halkı bilmez bizi taşlıyor

İçimizde varlar fırsat kolluyor

Arayıp yandığım hep senin için

 


 

ZALİM NEFİS

Zalim nefse nasıl darbe vurmalı?

Kurtulup elinden ihya olmalı

Zikir ile ruha gıda vermeli

Bırak şu yakamı ey zalim nefis  

 

Nice nice süslü tuzaklar kurar

İçine zehiri bal diye koyar

İnsanda ki olan imanı soyar

Bırak şu yakamı ey zalim nefis

Akıl almaz fitneleri düşünür

İradesi zayıfları şaşırır

Baş aşağı cehenneme düşürür

Bırak şu yakamı ey zalim nefis

 

Hileni bilenler Rabbini bilir

Gönül sultanları huzurda durur

Gafil insan nefse gıdayı verir

Bırak şu yakamı ey zalim nefis

 

Senin gibi düşman cihanda yoktur

İçimde beslerim hilen ne çoktur

Fırsat bulur isen acıman yoktur

Bırak şu yakamı ey zalim nefis

 

Sahibini dünyalara bağlarsın

Ebedi kalacak gibi oynarsın

Edep,haya imanını soyarsın

Bırak şu yakamı ey zalim nefis

 

Aciz Kemal senin hileni sezer

Şerrinden Allah’a sığınır gezer

Nasihatı böyle ihvana yazar

Bırak şu yakamı ey zalim nefis

 


 

DÖNE DÖNE

Can gözlerim dostu gördü

Şevki içerimde kaldı

Şu aklı başımdan aldı

Yanıyorum döne döne

 

Ruhum O Dost’a sarıldı

Aktı yaşlarım sel oldu

Şu gönlüme aşkı doldu

Yanıyorum döne döne

Bir hal beni benden alır

Gelir gözüme görünür

Yakar ciğerim kavurur

Yanıyorum döne döne

 

Aşktır aşıkların canı

Canda bulur Canan’ı

Mest-i hayran eyle beni

Yanıyorum döne döne

 

Yanar gider masivalar

Mahviyat bulur aşıklar

Vasıl olur çok yiğitler

Yanıyorum döne döne

 

Kemal seni arzuluyor

Her zerrem huzur buluyor

Ne güzel alem oluyor

Yanıyorum döne döne

 


 

RUH MAKAMI

Gönül sırrından bilinir

Ruh makamında görülür

Aşık maşuğunu bulur

Derin manalar sezilir

 

Ruhun yedi makamı var

Her makamda hilatı var

Her hilatın bir nuru var

Derin manalar sezilir

 

Kalbin nuru kırmızıdır

Ruhun nuru hem sarıdır

Müritte gönül bağıdır

Derin manalar sezilir

Sırrın nurun beyaz olur

Hafinin ki yeşil olur

Nice nice ilham gelir

Derin manalar sezilir

 

Ahfa göğüs ortasında

Nuru beyaz hem siyahta

Beşinci makam orada

Derin manalar sezilir

 

Nefsin nuru turuncudur

İki kaşın ortasıdır

Hakk’ın büyük ihsanıdır

Derin manalar sezilir

 

Yedincisi mahviyattır

Müritte büyük devlettir

Her faniden silinmektir

Derin manalar sezilir

 

Nice sırlar ayan olur

Gönül aradığın bulur

Bu Kemal’in hayran olur

Derin manalar sezilir

 


 

ÖZÜM SÖZÜM

 

Bütün canların özüsün

Sen güzeller güzelisin

Şu varlığımın sırrısın

Özüm sözüm senden gelir

 

Her varlığın güzelisin

Her canların ezelisin

Şu özümde kaynayansın

Özüm sözüm senden gelir

Şu dilimin dermanısın

Şu gözümdeki ferimsin

Can içinden ses verensin

Özüm sözüm senden gelir

 

Gören gözler senden geldi

Ten içine sırlar doldu

Bulanlar kalbinde buldu

Özüm sözüm senden gelir

 

Kulağımda ki duygumsun

Elimde ki kuvvetimsin

Tenim içinde gevhersin

Özüm sözüm senden gelir

 

Şu tenimi zırh eyledin

Varlığından zerre verdin

Bununla aslıma erdim

Özüm sözüm senden gelir

 

Bu Kemal’in dermanısın

Can içinde seyranısın

Her zerrede var olansın

Özüm sözüm senden gelir

 


 

CAN SEFASI

 

Zahir ile yürüyen

Ol batını bulamaz

Bir kamile ermeyen

Can sefasın süremez

 

Bu suretten geçmeyen

Hak davayı güdemez

Aşka düşüp yanmayan

Can sefasın süremez

Can-ı baştan geçmeyen

Hak şarabı içmeyen

Mürşid eli tutmayan

Can sefasın süremez

 

Aşksız dava güdenler

Yüksekten dem vuranlar

Benlik ile gidenler

Can sefasın süremez

 

Bulduğunu yiyenler

Gördüğünü diyenler

Nefsi heva olanlar

Can sefasın süremez

 

Nefsi ruhu bilmeyen

Bu sırlara ermeyen

Muhabbeti bulmayan

Can sefasın süremez

 

Aşk narına yanmayan

Masivayı silmeyen

Gerçekleri görmeyen

Can sefasın süremez

 

Kemal bunları bırak

Onlar Hakk’a çok ırak

Perdelidir dönde bak

Can sefasın süremez

 


 

KİM SORACAK?

 

Bir onulmaz derde düştüm

Kim soracak halleri mi?

Kementi taktı boynuma

Kim soracak halleri mi?

Aşka yanan elbet yanan

Kişi emsalini arar

Muhabbete kimler doyar

Kim soracak halleri mi?

 

Hayran idim Muhammed(s.a.v)e

Can kurban ederim O’na

O düşürdü bu sevdaya

Kim soracak halleri mi?

 

Göz yaşlarımın sebebi

Alıp götürür benliği

Alemlerin efendisi

Kim soracak halleri mi?

 

O yaratılmadan önce

Alemler yoktu yerinde

Derdimin dermanı O’nda

Kim soracak halleri mi?

 

Muhammed(s.a.v)e olsam aşık

Nurdan sallanırdı beşik

Kemal yüzünü et eşik

Kim soracak halleri mi?

 


 

GİZLİ ALEM

Sular gibi canım kaynar

Buharı beynimi sarar

Alıp gaiplere dalar

Gezer gizli alemleri

 

Aşkın ateş olmuş yakar

Açılan göz sana bakar

Bir nazarın bana yeter

Gezer gizli alemleri

Gül yüzün canımı yakar

Gül olmuş burnuma kokar

Muhabbetin kalbe akar

Gezer gizli alemleri

 

O dostu severim candan

Sevdası akıyor kalbe

Dayanılmaz böyle derde

Gezer gizli alemleri

 

Aşkın ile bulanırım

Senin için dolanırım

Ben O Dost’a güvenirim

Gezer gizli alemleri

 

Geçtim şu dünya varından

Silip süpürdüm kalbimden

Yandım haşyetin nurundan

Gezer gizli alemleri

 

Kemal bu derdi çekiyor

Sevda ile yol gidiyor

Nice imtihan veriyor

Gezer gizli alemleri

 


 

HER NEFES

 

Gezme bu dünyada boşa

Her nefes geçip gidiyor

Çal başını taştan taşa

Her nefes geçip gidiyor

 

Kulluk için saldı seni

Tedarik eyle sen gayrı

Bir gün döner yolun geri

Her nefes geçip gidiyor

 

Aklın fikrin başta ise

Geçirme ömrünü boşa

Hakk’ın emri ile yaşa

Her nefes geçip gidiyor

 

Burda kalacağın sanma

Sakın zalim nefse uyma

O şeytana fırsat verme

Her nefes geçip gidiyor

 

Burayı çok imar etme

Nefsi hevasına gitme

Sen ibadeti terk etme

Her nefes geçip gidiyor

 

Dünya seni aldatmasın

Ömrünü zayi etmesin

Seni gaflete yitmesin

Her nefes geçip gidiyor

 

Fani dünya deyip geçme

Sakın tuzağına düşme

Vefasızdır gönül verme

Her nefes geçip gidiyor

 

Kemal gönlünü bağlamaz

Seni imaret eylemez

Yalancı dava güdemez

Her nefes geçip gidiyor

 


 

FERYAT FİGANLA

 

Aşk olmayan nasıl bulsun?

Aşksız insan nasıl ersin?

Sevdası canıma dolsun

Feryat figanla gideyim

 

Derdi sarsın şu gönlümü

Hem kaynatsın şu özümü

Yakıp kül eylesin beni

Feryat figanla gideyim

 

Aşkın kaynağını ara

İstiyorsan derde çare

Mürşitsiz gitme sen yola

Feryat figanla gideyim

 

Bu sevdaya düşde çalış

Koy benliği zikre alış

Sohbet-i Sultana kavuş

Feryat figanla gideyim

 

Aşk büyük bir sermayedir

Kalbe gelen bir kimyadır

Hakk’ın büyük ikramıdır

Feryat figanla gideyim

 

Aciz Kemal aşktan söyler

İki gözü durmaz ağlar

Özünü Mevla’ya bağlar

Feryat figanla gideyim

 

 


 

RAVZA’SINDA

 

Sevdasıyla yana yana

Varmak isterim Resul’e

Boyanmak isterim nura

O güzelin Ravza’sında

 

Canımın içinde bulsam

Sevdasıyla mecnun olsam

Varıp Cemal’ini görsem

O güzelin Ravza’sında

 

Şu kaynayan kalbim O’ndan

Şu söyleyen dilim candan

Sevda yeli gelir O’ndan

O güzelin Ravza’sında

 

Her derdimin dermanıdır

Tüm Nebiler önderidir

Bu sevdanın mimarıdır

O güzelin Ravza’sında

 

Varanlar huzur buluyor

Gören canlar mest oluyor

Seyranı başka oluyor

O güzelin Ravza’sında

 

Görenlerin yaş döküyor

Aşıklar candan geçiyor

Bu sevda beni yakıyor

O güzelin Ravza’sında

 

Kemal sana candan yanar

Hem batın hem zahir arar

Deli divaneye döner

O güzelin Ravza’sında

 


 

ÜNÜN KALIR

 

Gizli yari canda ara

Gir kalbine seyran eyle

Tüm varlığı viran eyle

Her yerler de ünün kalır

 

Kıymetsiz sözü söyleme

Duyana eza eyleme

Faniye gönül bağlama

Umutların boşta kalır

 

Endişe çekme dünyada

Güvenme verimsiz bağa

Gelir hasatın ortaya

Elin kolun boşta kalır

 

Gönül verip Dost’u ara

İbadete devam eyle

Düşürürse seni zara

Bu cihanda ahın kalır

 

Bulup aşkı et bayramı

Can içinde et seyranı

Kaldır gönlünden gümanı

Sana yoldaş ihlas kalır

 

Aşk sevdası akıl alır

Sanma akıl sende kalır

Ehli olan seni tanır

Böylece bir ünün kalır

 

Kemal’ın ahı dinmiyor

Sevdan özümde kaynıyor

Bir ateştir hep yanıyor

Bana safi halim kalır

 


 

AŞK SERDARI

 

Sürdüm ömür devranını

Gördüm aşkın serdarını

Koydum yoluna başımı

Ben böyle çağlar giderim

 

Dost’tan gayrı yol niderim

Tüm yolları terk ederim

Nur’unu aldım yanarım

Ben böyle ağlar giderim

 

Sular gibi çağlayarak

Hakk’a gönül bağlayarak

Aşk kervanına ererek

Ben böyle yanar giderim

 

Kim bilecek hallerimi

Dost verecek sırlarını

Sabreder beklerim O’nu

Ben böyle diler giderim

 

Feyizim ummandan gelir

Eren canlar sefa bulur

Bütün hicaplar kaybolur

Ben giryan olur giderim

 

Cesedimde canım senin

Dile gelen kelam senin

Şu Kemal’de olan senin

Ben seyran eder giderim

 


 

BU SIRRI

 

Düştüm aşk ile sevdaya

Yanar giderim boyuna

Şu derdime eyle çare

Bu sırrı sezer giderim

 

Canım yanar çeker ahı

Şu gözlerim döker kanı

Ey Alemlerin Sultanı

Bu sırrı sezer giderim

 

Ey aşıkların menbağı

Doldur ver kalan badeyi

Canımın içinde yeri

Bu sırrı sezer giderim

 

Derde düştüm dolanırım

Aşkı aldım bulanırım

O Gani’ye güvenirim

Bu sırrı sezer giderim

 

Hep işim ahu zar oldu

Şu kalbime huzur doldu

Kamiller sırrına erdi

Bu sırrı sezer giderim

 

Söz gelmezse el yazamaz

Kemal bunları düzemez

Avamlar bunu bilemez

Bu sırrı sezer giderim

 


 

BAŞKA İMİŞ

Seni sever canım benim

Ah çektikce yanar gönül

Acı bize Rahman Rahim

Bu sevda bir başka imiş

 

Nazar edersen kalbime

Bağlarsan aşkın teline

Ten dayanmaz bu halime

Bu sevda bir kimya imiş

 

Kelamlar tarif edemez

Aşıklar yanar duramaz

Canım bir yerde eğlenmez

Bu sevda bir başka imiş

 

Sabit bir karar olmuyor

Kalbim yerinde durmuyor

Beşik gibi sallanıyor

Bu sevda bir başka imiş

 

Dalga gibi kalb çarpıyor

Söylersem ilham kaplıyor

Bu tenim durmaz titriyor

Bu sevda bir başka imiş

 

Feyiz dalga dalga gelir

Her geldikce yakar durur

Şu kalbimi nurlar bürür

Bu sevda bir başka imiş

 

Düştüm yola gidiyorum

Sevdasıyla yanıyorum

Kemal ahuzar ediyom

Bu sevda bir başka imiş

 


 

HİCAP OLMAZ

 

Severim seni cananım

Can içindedir seyranım

Giderim cisimsiz daim

Buna perde hicap olmaz

 

Dilim  söyler ilhamından

Canım yanar aşk narından

Kalemim yazar gönülden

Buna perde hicap olmaz

 

Ölürüm dönmem yolundan

Geçtim arımdan karımdan

İkrar verdim ta özümden

Buna perde hicap olmaz

 

Sevmeden sevda mı olur?

Yanmadan aşk mı bulunur?

Mürşidinen yol alınır

Buna perde hicap olmaz

 

Severim sevgilim seni

Aşık eyledin şu beni

Verdin kalbime ilhamı

Buna perde hicap olmaz

 

Aşkın büyük sermayedir

Bilenlerde bir kimyadır

Canibinden hediyedir

Buna perde hicap olmaz

 

Nasıl sevda bilmiyorum

Aldı beni gidiyorum

Ben bu dertten ölüyorum

Buna perde hicap olmaz

 

Kemal’in derdi bitmiyor

Çilesi baştan gitmiyor

Dilim yerinde yatmıyor

Buna perde hicap olmaz

 


 

ONUNLA SÖYLER

Durmaz gözüm ağlar oldu

Yatmaz dilim söyler oldu

Sedalar içime doldu

O’nunla söyler giderim

 

Ben dost için yanar idim

Sevdalara dalar idim

Kalp içinde arar idim

O’nunla söyler giderim

 

Ömür verdim yollarına

Can bağladım tellerine

Ümitvarım Rahmetine

O’nunla söyler giderim

 

Bu davanın özü belli

Söyleyenin dili ballı

İhlaslı söyleyen karlı

O’nunla söyler giderim

 

Diliyorum candan gelsin

Can sözü benliği alsın

Safice bir halim kalsın

O’nunla söyler giderim

Her halimi Hak biliyor

Bazen ilhamlar veriyor

Can içimde O söylüyor

O’nunla söyler giderim

 

Bu böyle olur mu? deme

Zahir hoca tan eyleme

Gir kalbine seyran eyle

O’nunla söyler giderim

 

Kemal böyle söyler oldu

Hem nefsini bilir oldu

İki gözüm yaşla doldu

O’nunla söyler giderim

 


 

YA RAB

 

Canımı cezbene bağla

Ver aşkını mecnun eyle

Kalb bağımı sıkı bağla

Arzuhalim budur ya Rab

 

Derdi olan daim inler

Zikir sedasını dinler

Mevlam onu vasıl eyler

Arzuhalim budur ya Rab

 

Hem söylerim hem ağlarım

Fani varlığı neylerim

Özümü Hakk’a bağlarım

Arzuhalim budur ya Rab

 

Ararım canımda seni

Kavurursun bazen beni

Kül eyle bütün varlığı

Arzuhalim budur ya Rab

 

Namaz niyazla varırım

Zikirde huzur bulurum

Rabıtayla yol alırım

Arzuhalim budur ya Rab

 

Sevdaların can yakıyor

Açılan gözler bakıyor

Gören göz giryan oluyor

Arzuhalim budur ya Rab

 

Kemal nasıl vasfeylesin

Sen mekandan münezzehsin

Her zerrede var olansın

Arzuhalim budur ya Rab

 


 

NE GÜZELDİR

 

Daim O’na kul olayım

Coşa coşa sel olayım

Varıp ummanı bulayım

Dalgıç olmak ne güzeldir

 

Hakikata gönül bağlı

Zikredenin hali belli

O emretmiş “zikret beni”

O’nu anmak ne güzel

 

Düşür aşkın devletine

Erdir Sultanın katına

Deva eyle dertlerime

Tabip bulmak ne güzeldir

Kalbin nuru yüze vurur

Ehli olan O’nu tanır

Feyiz O canandan gelir

Alıp yanmak ne güzeldir

 

Kalp içinde O’nun yeri

Cezbesine düşte yürü

O getirir aşka seni

Aşkla gitmek ne güzeldir

 

İşte bu sevdanın özü

Kemal’in dilinde sözü

Mahrum eylemez O bizi

Erip bitmek ne güzeldir

 


 

CAN DİLİME

 

Can dilime kelam gelir

Bu kelamı Rabbim verir

Sevdası gönlümde kalır

Ahuzar eder yürürüm

 

Mest ediyor feyizleri

Eritiyor benlikleri

Safi kılıyor canımı

Ahuzar eder yürürüm

 

Şuası gelip yakıyor

Şu içimi kaynatıyor

Masivalar siliniyor

Ahuzar eder yürürüm

 

Gözyaşı haşyetten gelir

Azalar tevazu bulur

Yerin yurdun cennet olur

Ahuzar eder yürürüm

 

Bu yolda akıl kar etmez

Bu sırlara akıl ermez

Mürşitsiz bu yol gidilmez

Ahuzar eder yürürüm

 

Ateş düştü can özüme

Yalvarırım O Ganiye

İmdat eyle bu saile (1)

Ahuzar eder yürürüm

 

Aciz Kemal’in sözünü

Kabul eyle niyazını

İki Cihanın serveri

Ahuzar eder yürürüm

 

(1)           ( isteyene ve utancından dolayı istemeyip mahrum kalana)

 

 


 

NASİP MESELESİ

Her dil Seni vasfedemez

Bu davaya katılamaz

Kervan gider o gidemez

Bu bir nasip meselesi

 

Can içine gelir ilham

Dil deprenir eder kelam

Söyler bunu aşık olan

Bu bir nasip meselesi

 

Sevda kula eş olunca

Kul yanar ömür boyunca

Açılan cenneti O’na

Bu bir nasip meselesi

 

 

Azim ile yol gidilir

Sevdası alır götürür

Hakk’ta işini bitirir

Bu bir nasip meselesi

 

Bulan canlar müştak olur

Seyran-ı Sultanı görür

Kalp evine konuk olur

Bu bir nasip meselesi

 

Kalbin yanıp kavrulursa

Aşk küllerin savrulursa

Sana inayet olursa

Bu bir nasip meselesi

 

Mürşit ile yol gidersen

Fanileri terk edersen

Teslim-i külli olursan

Bu bir nasip meselesi

 

Aciz Kemal dolanırsın

Ehli olanı bulursun

Nice ilhamlar alırsın

Bu bir nasip meselesi

 


 

MECALSİZ

Cezbesi gelir canıma

Canım kaynar Resulüne

Zelzele olur tenime

Mecalsiz bırakır beni

 

Katılırım aşk seline

Akar varırım yanına

Durduğumda divanına

Mecalsiz bırakır beni

Cazibesi canım çeker

Alıp Ravza’sına gider

Can kafesimi terk eder

Mecalsiz bırakır beni

 

Medine’si gayet ulu

Dil tarif edemez O’nu

İçinde var Hakk’ın gülü

Mecalsiz bırakır beni

 

Medine’si aşk ummanı

Aşık olan verir canı

Divanında cihar-i yari

Mecalsiz bırakır beni

 

Sevdası sevgiden gelir

Yanan canlar O’nu bulur

Şu gözlerim ağlar durur

Mecalsiz bırakır beni

 

Hak O’nu davet eyledi

Katında kabul eyledi

Arş üstünü yol eyledi

Mecalsiz bırakır beni

 

Kemal böyle ah ediyor

Zatından nazar umuyor

Hasretin yıkıp duruyor

Mecalsiz bırakır beni

 


 

DURMAZ GAYRİ

Hayran oldum haşyetine

Göz dayanmaz akan sele

Bağlandım aşkın teline

Durmaz gayri göz yaşlarım

Sevdasına düştü canım

İçerimde yakar narın

Böyle geçer günüm benim

Durmaz gayri göz yaşlarım

 

Göz pınarım almaz oldu

Akan selim durmaz oldu

Can cesette kalmaz oldu

Durmaz gayri göz yaşlarım

 

Hal bilenler beri gelsin

Sohbet-i canana ersin

İlhamla kelamın gelsin

Durmaz gayri göz yaşlarım

 

Sevdasıyla gönlüm kaynar

Bulan kullar seyran eyler

Aşıklar deryayı boylar

Durmaz gayri göz yaşlarım

 

Aciz Kemal diler Seni

Damarında döner kanı

İki cihanın serveri

Durmaz gayri göz yaşlarım

 


 

İMTİHAN

Düştüm bu yollara çile çekerim

Ağlarım sızlarım haller perişan

Nicelerin çektin imtihanlara

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

Adem babamızı cennetten aldın

Ah-u figan ile dünyaya saldın

Yeryüzünde kırk yıl O’nu ağlattın

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

Halil’ini ateşlere attırdın

Nemrut belasını başına sardın

Lütfunla ateşi Gülşen eyledin

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

Eyüp peygamber’e hastalık verdin

Saldın kurtlarını eza eyledin

Evlat iyalini helak eyledin

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

Zekeriya peygamberi biçtiler

Hızarın dişinde şehit ettiler

Kanları akarken zikir ettiler

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

Yunus peygamberi denize attın

Emredip balığa O’nu yutturdun

Balığın karnında zikir ettirdin

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

İki cihan serverine nettiler

O’nun yollarına diken attılar

En sonunda dişin şehit ettiler

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

Nedir bu hikmetin kimse bilemez

Senin hikmetinden sual edilmez

Hakk’ın sevdiğinde çileler bitmez

Ağlarım sızlarım haller perişan

 

Hakk’ın dostlarının derdi dinmez ki

Hangisini saysam çile bitmez ki

Bu aciz Kemal’in ahı dinmez ki

Ağlarım sızlarım haller perişan

 


 

KULLUĞUN GEREĞİ

 

Şu özüme doldu merak

Huzuruna nasıl varak

Kendimizi ıslah edek

Budur kulluğun gereği

 

Canı başı terk edelim

Gönülden dosta gidelim

Bir dostu rehber edelim

Budur kulluğun gereği

 

Cananı bulmak isterim

Canımı vermek isterim

O dostu görmek isterim

Budur kulluğun gereği

 

Yanar canım ateşlerden

Nur yağıyor canibinden

Arzu ediyom canımdan

Budur kulluğun gereği

 

Gönül usanmadan ister

Yeter ki cemalin göster

Hasta kalbim şifa bekler

Budur kulluğun gereği

 

Kemal’in arzusu sensin

Sen canımda bir dermansın

İki gözümde seyransın

Budur kulluğun gereği

 



BÖYLE GEÇER

 

Ersem güzelim ben sana

Sen yetersin gayri bana

Gönül yanar aşk narına

Böyle geçer günüm benim

 

O’na canımdan bağlandım

O’nunla yandım kavruldum

Deli divaneye döndüm

Böyle geçer günüm benim

 

N’olur beni kınamayın

O’nu gönülde arayın

Masivayı terk eyleyin

Böyle geçer günüm benim

 

Aşkı bulan ağlar durur

Gayriye tekmeyi vurur

Hak katında makbul olur

Böyle geçer günüm benim

 

Yanar canım O yarime

Bakar gözüm dost yoluna

Akar yaşım sel yerine

Böyle geçer günüm benim

 

Unutsam ten beslemeyi

Kemal diler hep rızayı

Seyran ettir o Ravza’yı

Böyle geçer günüm benim

 


 

BOŞ DAVALAR

Yanar canım döner dilim

Dil deprenir eder zikir

Mevla ona olur vekil

Boş davalar neme gerek?

 

Gelmedim boş dava için

Benim işim secde için

Huzur huşu bulmak için

Boş davalar neme gerek?

 

Sufli davalar güdemem

Yersiz hareket edemem

Mürşitsiz yola gidemem

Boş davalar neme gerek?

 

Şu davanın özü belli

Dilimde Hakk’ın kelamı

 Mest ediyor O Kur’an-ı

Boş davalar neme gerek?

 

Emrine uygun söylerim

Sözümde Hakk’ı ararım

Alır nurunu yanarım

Boş davalar neme gerek?

 

İki cihanın güneşi

O’dur peygamber başı

Kemal kurban eyle canı

Boş davalar neme gerek?

 


 

YARE KARŞI

Ben yaralı bir ednayım

Ötüyorum Hakk’a karşı

Bu tenim üryan olacak

Yuyan hocalara karşı

 

Ağaçlar çiçeği açmış

Sallanıyor dala karşı

Daim ağlar şu gözlerim

O nazlı Rasule karşı

 

Aşkı gelip yakar canı

Kül eder bütün varlığı

Götürür benden benliği

Şu bizdeki tene karşı

 

Güneş ışığını saçar

Yarasalar ondan kaçar

Rabbim cennetleri açar

Layık olan kula karşı

 

Aşkın gelip cana girsin

Beni sadık bir kul etsin

Amellerim kabul olsun

Yaratan Allah’a karşı

 

Ömrüm gelip geçti boşa

Kıymetini bilemedim

Şimdi aklım geldi başa

Çalışırım yare karşı

 

Meyveler dallarda olur

Rengi bahçeleri bürür

Melekler boynumda durur

Yazar amel Hakk’a karşı

Kemal kul olmaya yarış

Gayret et Rabbine kavuş

Hak yolunda durma çalış

Münafık olana karşı

 


 

KARAR KALMADI

 

Aradığım Dost’um nerde bulayım?

Aç gözünü gayrı sabrım kalmadı

Düşürdün bir derde inletiyorsun

Daha sabretmeye karar kalmadı

 

Al gafleti bizden izi kalmasın

Kaldır hicapları engel olmasın

Giryan olup gözüm seyran eylesin

Daha sabretmeye karar kalmadı

 

Ömür nasıl geçti bilemiyorum

Amel defterimi göremiyorum

Hangi melek yazdı sezemiyorum

Daha sabretmeye karar kalmadı

 

Koymuşun boynuma iki meleği

Yazar şu dilimden çıkan kelamı

Seyrederler azalarda olanı

Daha sabretmeye karar kalmadı

 

Muhabbetin nuru kalbime doğsun

Silinsin masiva külli yok olsun

Pirim gelip bize bir kadeh sunsun

Daha sabretmeye karar kalmadı

 

Bu aciz Kemal’in hali n’olacak?

Rabbimiz Allah’tır elbet verecek

Yakışır mı O’na boş dönderecek?

Daha sabretmeye karar kalmadı

 


 

 CAN DİLİME

Can içinden kaynatan var

Can dilime söyleten var

Azalarım oynatan var

Sırrı Sübhana kurbanım

 

Her dem haşyetinle dolsam

Sel gibi göz yaşı silsem

Erenlere yoldaş olsam

Sırrı Sübhana kurbanım

 

Cana düşerse ateşi

Yanar kavrulur o kişi

Maşuk ile olur işi

Sırrı Sübhana kurbanım

 

Her azanın sırrı vardır

Sır içinde sırrı vardır

Can içinde gözü vardır

Sırrı Sübhana kurbanım

 

Bu sevda beni yakıyor

Aldı başımı gidiyor

Resulü önder ediyor

Sırrı Sübhana kurbanım

 

Aşkı olan bilir bunu

Söyler marifetten dili

Kalp içinde O’nun yeri

Sırrı Sübhana kurbanım

 

Kemal diler Maşu’ğunu

Mevla sever aşığını

Sallar kalbin beşiğini

Sırrı Sübhana kurbanım

 


 

DAL YÜRÜ

 

Bırak nefsi hevayı

Hakk’a muti ol yürü

Canı başı arama

Gir meydana dal yürü

 

Emirlerin yaparak

Daim zikir ederek

Şu dünyadan geçerek

Tevhidine dal yürü

 

Derdine derman olur

Sıra sanada gelir

Gözlerin giryan olur

Seyranına dal yürü

 

Sevdası başka imiş

Gönülde sırdaş imiş

İmana yoldaş imiş

Tahkiki bul dal yürü

 

Candan iste cananı

Kaldır kalpten gümanı

Tazele dur imanı

İbadete dal yürü

 

Şu aklını çalıştır

Dilin zikre alıştır

Her azana ulaştır

Rahmetine dal yürü

 

Böyle yapanlar bulur

Rahmete nail olur

İki cihan keşfolur

Rabıtaya dal yürü

 

Kemal bunu hep söyler

Takliti tahkik eyler

İhlası yoldaş eyler

Huzur bulup dal yürü

 


 

SEMAVER İLAHİSİ

 

Gel semaveri kuralım

Bu devranı sürdürelim

Aşkı kalbe dolduralım

Kayna semaverim kayna

 

Sen kaynarsın ben dinlerim

Sesinden iyi anlarım

Seninde var bir lisanın

Kayna semaverim kayna

 

Dervişler bahseder senden

Bardaklar gelir sıradan

Alır aşıklar sağından

Kayna semaverim kayna

 

Kaynar suyun buharlanır

Demlik üstünde demlenir

Bütün dervişler sallanır

Kayna semaverim kayna

 

Dervişler halkaya girer

Herkes alemine dalar

Devri alem burda döner

Kayna semaverim kayna

 

Saki çayı ikram eder

Kalpler huzur ile dolar

Ev sahibi limon diler

Kayna semaverim kayna

 

Semaver ortada kaynar

Dervişlerin gözü çağlar

Halkaya Hak nazar eyler

Kayna semaverim kayna

 

Rical aleminden akın

Şu devri aleme bakın

Halkımıza olur akın

Kayna semaverim kayna

 

Her derviş çayını alır

Ev sahibi memnun olur

Sevinci gözden okunur

Kayna semaverim kayna

 

Dervişler zikre koyulur

Aşkın teline vurulur

Melekler teşrif buyurur

Kayna semaverim kayna

 

Gayıp alemler açılır

Halkaya nurlar saçılır

Tüm pirler gelip katılır

Kayna semaverim kayna

 

Aşkla devranımız sürsün

Mevla sizden razı olsun

Ev sahibi yol göstersin

Kayna semaverim kayna

 

Sohbetimiz burda kalsın

Haftaya tekrar kurulsun

Tüm ihvanlar selam olsun

Kayna semaverim kayna

 

Sohbetin sonu geliyor

Vedalaşmalar başlıyor

Bu Kemel’in hep yanıyor

Kayna semaverim kayna

 

 Eflatunnur.COM